|
|
 |
« : 07 Mayıs 2008, 07:20:09 » |
|
bazen öyle bir an gelir ki abartılmış sevdanızın gerçekle yüzleşmesini yaşarsınız sizi çok sevdiğini sandığınız ses geçiştirmek için bir seni seviyorum kondurur yüreciğinize en kimsesiz en ilgiye aç halinizde
halbuki içten bir canım kaç seni seviyorum eder değil mi yalnız hissedersiniz kendinizi sığınmaK istersiniz delice sarılmak ağlamak sonra da gülmek ışık açıktır ama etraf karanlık gelir yazdır ama nedense soğuktur hava durumu bozuktur gönül yaylarında kar yağar abartılmış sevgilerinize birden kim seviyor ulan bu dünyada beni gerçekten diye haykırmak ister yürek değil mi Annem dersiniz buruk sesinizle ama yok o da nafile zaten o sayılmaz ki
işte bazen böle gelir bazen düzelir ama kanarsınız yine abartılmış sevgilerinize kimsesizliğin hikayesidir işte bu yanlış bir yerdeyim dedirtten hikaye herkes bilir herkes yaşar bu hikayeyi tıpkı benim şu an yaşadığım gibi insanoğlu olmaktan gelir bu hikaye en az abartılmış sevgileriniz kadar abartılmıştır biraz eksik çoğu fazla
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 07 Mayıs 2008, 07:25:09 » |
|
tamam sus artık, anladık, abarttık, anlamadık, anlaşılmadık, sus artık, bu son anlarımızda, sus artık, yılandan dilin, akrepten elin, sus artık, bizde insanız, yeter artık, sus artık, en azından, ben giderken, saygılı ol biraz, sus artık, susmak nedir , bilmezmisin sen, sus artık, tamam anladık, sen hiçbir şeye değmezmişsin, abarttık, sus artık, ben gidiyorum, allah'ını seversen sus artık...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 07 Mayıs 2008, 07:26:23 » |
|
Koşarak gel... Bin yıl öteden... Kimliğim olsun terksinde kaygılarının... Birbirimize bakalım... Aynamsı bir telaşla...
Yan yana duralım. Ben ve ben... Boşluğa bakalım... Ki adı hayattır. Sana neler göstereyim... Acemisin... Varda yoğu görmek, abı hayattır...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 07 Mayıs 2008, 07:26:40 » |
|
Aç Kapıyı Aç kapıyı, haber var, Ötenin ötesinden! Dudaklarda şarkılar, Kurtuluş bestesinden.
Biz geldik, bilen bilsin! Gönül gönül girilsin, İnsanlar devşirilsin, Sonsuzluk destesinden...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 07 Mayıs 2008, 07:26:59 » |
|
Efsunlu saatlerde sıcaklığı vardı ellerinin, Ben seni seçtim sevgilim, Matemi olmayan bir bedenden, Aşkına aşkımı katarak geçtim, Gördüm ellerinde hüzün, Bir tutam sevda ile gülen yüzün vardı, Çocukluğun vardı,çocukluğum gibi, O masumluğun bana hep yüreğini anlatırdı, Ve ben özledim seni durmadan sevgilim, Yokluğuna yağan her yağmurda kendimi, Aşkına karışan sensizlik bildim,
Durduğum yerde ıslanıyor şimdi gözlerim, Ben seni seçtim sevgilim,ki sen, Hasret çeken gecelerimde yüreğime bir büyüsün, Aç perdelerini aşk'ın,kaldır gökyüzünü, Seni sevdiğimi koskoca bir şehir görsün, Ve duy ama inanma, Ne dostunu dost,ne düşmanını düşman bilir bu dünya, Aşkla başlar hayat,aşkla biter her düşen gibi sevdaya, Ben seni sevdim sevgilim,seni seçtim, Ve yazacak aşkı olmayan bir şair gibi değil, Yüreğim bilerek başladım şiirlerce seni anlatmaya, Suskunluğu tanımazsın sen benim bildiğim,bu yüzden, Sen kalacaksın hayatım boyunca değer verdiğim.....
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 07 Mayıs 2008, 07:27:23 » |
|
Bin kez öptüm yine İstanbul'u bugün Yağmur mu yoksa ben mi ağlıyorum Yalnız bütün şehirden özür dile Bir gün gelirsen buralara Sayende İstanbul sırılsıklam... Herhangibir akşamüstü Sensizlik yine beni yakaladı suçüstü Şu an baktığım denizden Ne vardı sevdalarım bir bir çıksa İçimdeki karanlığı alsa Kızıl saçların omuzlarımda dolaşsa Birdaha ağlarmıyım acaba?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 07 Mayıs 2008, 07:27:38 » |
|
Ben limanları sevdim Tayfunlardan,fırtınalardan Azgın dalgalardan sonra Ben güneşi sevdim Karanlıktan, Yağmurdan,kardan Çamurdan sonra Olmasaydı fırtınalar Kar,yağmur,tufan Olmasaydı karanlık Sevebilir miydim? Görmeseydim seni Sana bağlanır mıydım?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 07 Mayıs 2008, 07:28:05 » |
|
Daha dün gördüm seni düşümde, aşık oldum. Uyandım, yoktun. Uyumak istedim tekrar, Olmadı. Hepsi bu kadarmış demek. Eh, mutluluklar dilerim sana, düşümde gördüğüm, gördüğümü sandığım, seni sandığım sana…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 07 Mayıs 2008, 07:28:36 » |
|
Nereye hey ömrüm, nereye böyle? Sevmeden, gülmeden nereye böyle? Yıllar sana düşman, nedendir söyle? Yaşamadan, görmeden nereye böyle?
Gördüm, saçlarına hep aklar dolmuş Bir zamanlar gülen gözlerin solmuş Gençliğin mazide bir hayal olmuş Baharı terk edip, nereye böyle
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 07 Mayıs 2008, 07:28:51 » |
|
Acem Kızı Dildar gözlerine dilekler yazdım. Bir uçurtmanın uzaklığı kadar, Enginliğini hissettim sözlerinde. Bir ağacın sessizliği kadar, Asilliğini sezdim hareketlerinde. Senin ne sıradanlığını bilirim, Nede olağan üstü hareketlerin vardır aklımda kalan... Sende beni tutan, O narin bedeninde , Olağan üstünlüğü sıradanlaştırman Bende birtek kalan. Başlangıcı olmayan bir hikayenin Kahramanı olmanın ne olduğunu bilmek
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 07 Mayıs 2008, 07:29:11 » |
|
Unutulurmuş dediler ya!.. O zamanlar çocukluk işte, Platonik sipariş bayramlar Tescillenmemiş kaygılı umutlar vardı Ve karanlıkla uzayan rüyalar adama bakardı… Sonra kalakalmışlık yalnız başına bu şehirde İncitilmiş arzuların viraneliği hatıralarda Ismarlama hesaplar, Tek kişilik sahne oyunları! Şimdi her şey bir yürek ağrısı!!!
Sürgülenmiş ve mıhlanmış kapı! Çaylaklık ve çömezlik; bir ilk işte, İşte fersiz geleceğin akıbeti; Kalemiz düştü ilkin Sonra atların nalları düşünce bir gül fırtınasında Ve vezir de esir edilince peşinen bir file Şahı devirmek bize kaldı! Acemilik işte, Gençliğimiz; pusatsız hovardalığın hazin nihayeti.. Şimdi her şey bir baş belası!!!
Kendim gibiyim her daim Şiiri eskiden de severdim, Ben inşa ettim tüm çıkmaz sokakları Hep vuslat türkülerini damıttın aynalardan Çareler aradım aylarca bu diyarda Sonunda bir mim koyabildim hatıralara Mezara gömdüm eski- Ve siyah-beyaz fotoğrafları.. Acemilik kazası işte, Şimdi her şey nisan ayı Ve geriye dönüp baktığımda Tüm olup bitenler yapma kartpostal gibi buralarda, Senin çocuğundum ve ağırdım o zamanlar Şimdi bir şey o kadar uzak ki
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 07 Mayıs 2008, 07:29:39 » |
|
Acemi Şair Acemi bir şairin Mısralarına ağır geliyor Sana olan sevgiyi tanımlayabilmek Sen Balta girmemiş bir orman bakireliği Sen Hiç söylenmemiş bir sözdün Sevgimi Anlatabilme çabalarımda Oysa Seni sevmek Ellerimi açıp boşluğa Rüzgarı kucaklayabilmek gibi Tenimde hafif bir ürperti ile Seni sevmek Bir uçurumun kıyısında Aşağı atlamak ve atlamamak Arasında kalınan Kararsız bir an gibi Öleceğini bile bile Seni sevmek Sadece sevmek fiili ile Oynanan bir kelime oyunu değil Seni sevmek Seni hissedebilmektir Bir gece yarısı ansızın Yatağından fırlamak Sen kötü rüyalarda koşarken Alnımda teninin ter damlaları ile Seni sevmek Seninle yaşamaktır Acıyı da tatlıyı da Gözyaşların Gözyaşım gibi Dudağımda tuzlu bir damla iken Seni sevmek Bir mezar taşına bakabilmektir Soğuk bir toprak üzerinde Üstünde ismin yazan İçinde ben yatan Yani Seni sevmek Aldığın her nefeste ben Verdiğim her nefeste Sen olabilmektir Seni sevmek seni yaşamak demektir
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 07 Mayıs 2008, 07:30:00 » |
|
Yalan dolan ile geçen ömrümde Arıyor gözlerim, acep nerdedir? Bir tatlı kelâmdır tüten gözümde Arıyor gözlerim, acep nerdedir?
Bilirim, garibin kimsesi olmaz Evvel dost diyenler, arayıp sormaz Hatırın sormaya kapıyı çalmaz Arıyor gözlerim, acep nerdedir?
Yürekte kanayan derttir, hasrettir Gönlü bir virane, Engin gariptir Bir gelse, bir gülse, ol ki cennettir Arıyor gözlerim, acep nerdedir?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 07 Mayıs 2008, 07:30:16 » |
|
Acı veriyor sensiz geçen günler bana, Seni bir kere görsem çok mu bana? Sensiz geçsede günlerim burada, O güzel gözlerin hep aklımda.
Gözümün önünden gitmiyor suretin, Hep aklımda o güzel gözlerin. O güzel gözlerini görmeliyim, yoksa hasretinden öleceğim
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #14 : 07 Mayıs 2008, 07:30:34 » |
|
Gözlerim görmüyor, açık olsada Derman olmuyorki yaşlar dolsada Gelip geçen, sille tokat vursada Bana bundan beter, acı veremez
Sorsan anlatması, o kadar zorki Çaresi olmalı, kalbim diyorki Bu dert birincisi, daha sonraki Bana bundan beter, acı veremez
Gezip dolaşırım, hep aynı yerde Her yer kapkaranlık, sanki alemde İşkence yapsalar, tüm bedenimde Bana bundan beter, acı veremez
Çalsın dertli ud’um, söylesin dilim İş’e yaramıyor, ama gözlerim Dünya zehir olsa, inan sevgilim Bana bundan beter, acı veremez
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|