|
|
 |
« : 04 Mayıs 2008, 21:20:36 » |
|
Beğendiğiniz Şiirleri Burda Paylaşabilirsiniz...
Seviyorum Seni
Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi Geceleyin ateşler içinde uyanarak Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi, Ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz, Telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi. Seviyorum seni denizi ilk defa uçakla geçer gibi. İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık İçimde kımıldanan birşeyler gibi Seviyorum seni 'yaşıyoruz çok şükür' der gibi.
Nazım Hikmet Ran
Anlatamıyorum
Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.
Orhan Veli Kanık
Adım Adım Aşk
Her gün biraz daha Yaklaşıyorum aşka Ve bir o kadar da Uzaklaşıyorum ondan!
Yolda, Dolmuşta, Durakta... Hissediyorum yanımda Ve kaybediyorum bir anda.
Her karşılaşmada içim yanıyor Ve her ayrılıkta üşüyorum.
Her adımda aşk, Her adımda ayrılık, Her adımda unutmak, Zor geliyor artık...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 04 Mayıs 2008, 21:28:22 Gönderen: Rabihs »
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #1 : 05 Mayıs 2008, 16:04:27 » |
|
O güldüğüm basit aşk şarkıları Özür dilerim sizden çok özür dilerim Bu acıyı anlatacak kelime yokmuş meğer O yüzden hep aynıymış cümleler. ''Ayrılık ölümden beter''
SEN
Fatih'in İstanbul'u istediği kadar istedim seni! Gemilerin toprakta yüzebileceğini nereden bileyim; Denize atmıştım çekmek istemediklerimi, Tıpkı o'nun gibi kızaklarla yürütüp gemileri... Ve yine mahfettin Neharlarımı ,leylerimi...
Hırçınlaştığım oluyordu tükeniyorken Çektiklerim oluyordu,hırsımı aldıklarım... Fatih'in subh-u zehir olduğunda ,atına yaptığı gibi... Ben dosta Fatih atına yapıyordu eziyetlerini, Fatih'in İstanbul'u istediği kadar istedim seni,
Ayasofya'da okunan ezan sesi kadar duymak istedim seni, Fatih'in ''Konstantin'' ismini silmek istediği kadar, Silmek istedim yüreğimdeki bensizliği, Sen bir ''Şeyh Bedrettin'' gibi korkuttun beni... Ürktümse de O'nun Akşemseddini kadar, Boş,bomboştu ömrümün bir yerleri.. Benim için; Sen,Fatih'in başarısız Belgrad seferi, Fatih ömrü yetmediği için o şehri, Bense beceriksizliğimden alamadım seni...
MECBURMUYUM Ne zaman kalemi elime alsam Hep sen geliyorsun aklıma Mecbur muyum seni yazmaya Tüm şiirlerimi sana adamaya
Kaç yıldır ayrı dünyalardayız Düş artık kalemim den şiirlerimden Çık artık kalbimden, benliğimden Yazmayacağım artık adını Ne adını ne de aşkını Söküp atacağım tüm anılarımı Başka şeyler yazacağım şiirlerimde Kuşları, doğayı, sevgiyi, sevdayı Ama her sevda da sen varsın Allah kahretsin Kahretsin seni böyle seveni
Kırıp atsam da kalemimi Yazmasam da adınla şiirlerimi Bırakıp gitsen de bu kenti Bilirim bırakmaz sevdan beniç...
Cemal Şimşek
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 05 Mayıs 2008, 16:05:13 » |
|
ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ
Gözlerin gözlerime değince Felaketim olurdu, ağlardım Beni Sevmiyordun Bilirdim Bir Sevdiğin vardı, duyardım İp gibi bir oğlan, ipince Hayırsızın biriydi fikrimce Ne vakit karşımda görsem Öldüreceğimden korkardım Felaketim olursu, ağlardım Ne vakit Maçka’dan geçsem Limanda hep gemiler olurdu Ağaçlar kuş gibi gülerdi Sessizce bir cigara yakardım Parmaklarımın ucunu yakardım Kirpiklerini eğerdin, bakardın Üşürdüm içim ürperirdi Felaketim olurdu ağlardım Akşamlar bir roman gibi biterdi Jezabel kan içinde yatardı Limandan bir gemi giderdi Sen kalkıp ona giderdin Sabaha kadar kalırdın Hayırsızın biriydi fikrimce Güldü mü cenazeye benzerdi Hele seni kollarını aldı mı Felaketim olurdu ağlardım…. ATİLLA İLHAN
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 05 Mayıs 2008, 16:06:08 » |
|
SUS KALBİM Ne olur sus kalbim Onu unutmaya başlamışken Aklıma getiripte Ağlatma beni Sakın bir şey anlatma O güzel günleri hatırlatma Ne olur sus kalbim Unutmaya ramak kalmışken Sesini yükseltme Ne olur şimdi sus kalbim Başka sonbahara sakla çığlıklarını Ne olur sus kalbim Böylesine kaçarken ondan Adım adım yakalamışken mutluluğı Şimdi zamanı değil Ne olur sus kalbim...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 05 Mayıs 2008, 17:37:25 » |
|
Anlatsam seni geceye sığar mısın? Yoksa gecede yanar mı sana benim gibi Aşkın beşinci mevsimi gibisin Sana dokununca Yanıyorum üşüyorum Birden en kuru dallarım çiçekleniyor Erguvanlarım birden yapraklarını döküyor
Aşkın can içinde can çekiştiriyor Öldürüşlerinde Doğuyorum Doğuşlarımda ölüyorum
Kopuyor birden hayatla en sıkı dediğim bağlarım Bakıyorum neden koptu diye Elinde bir makas en güzel gülüşünle sen
Anlatsam seni tarihe sığar mısın? Yazar mı tarih aynı sayfaya ikimizi Başlıca yapıtların şu diye sıralanır mısın?
Aslında tarifsizsin Seni anlatacak kelimelerde yok kifayet Anlatsam seni Anlattıkça bitmeyen olursun Nihayetin yok sen sonsuzluksun
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 05 Mayıs 2008, 17:38:34 » |
|
KEŞKE TANIMASAYDIM SENİ
Keşke tanımasaydım seni Omuzlarıma bu kadar yük binmezdi o zaman Gözlerim ağlamayı bilmezdi O kadar sık kalbim çarpmazdı böyle delicesine, Benim de ellerim sımsıcak olurdu mutlaka Geceleri asla uykusuzluk çekmezdim sabaha kadar Rüyalarım, hatta tatlı hayallerim olurdu Duygusuzca düşünmezdim yokluğunda günlerimi saatlerimi Hem hiç üşümezdim böylesine ölü soğukluğunda Hırsla takip etmezdi beni böyle kötü kaderim Kan çağına dönmezdi gözlerimin ta içi. Kayan yıldızlardan bende farklı dilekler tutardım, Duyardım, anlardım yanımda konuşulanlari, Hayretim bu kadar artmazdı o zaman Bende gülerdim zaman zaman Deniz ve mehtap benim için de önemli olurdu. Hele kara saplı bıçak dostum olmazdı sırtımda Güneşsiz dunyamda kavrulmazdı ciğerim Beynim ise böylesine hırçın uguldamazdi Kar yüreğimde damla damla vurmazdı. Göz yaşlarım ruhumu daraltmazdı, benliğimi sıkıştırmazdı En tiz sesi ile çığlıklar atmazdı göğsüm Simsiyah yankılar oluşturmazdı ufkumda. Saçıma sakalıma bende bakardım. Delicesine bütün gücümle sigaramı çekmezdim. Keşke tanımasaydım seni... Keşke.... !!! Kara saplı bıçak dostum olmazdı. Kar yüreğimde damla damla vurmazdı göz yaşlarım Dedim ya keşke tanımasaydım seni...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 05 Mayıs 2008, 18:38:26 » |
|
Tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil Bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte Yani yürekte. Mesela bir barikatta dövüşerek Mesela kuzey kutbunu keşfe giderken Mesela denerken damarlarında bir serumu Ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil zühre olmakta Hatta sevda yüzünden ölmekte ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin Ama o bunun farkında değildir Ayrılmak istemezsin dünyadan Ama o senden ayrılacak Yani sen elmayı seviyorsun diye Elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık Yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
NAZIM HİKMET RAN
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #7 : 05 Mayıs 2008, 18:43:26 » |
|
Hiç kimselere bakma bana baktığın gibi, Bulut gözlerin yalnız bende kalmalı. Gülden bile kıskanırım, seni sevgili, O bakışın, o gülüşün bana özel olmalı…
Kimselere aşkım deme, olur sahi sanırlar, Kem düşünür söz ederler, tedbir almalı. Dostların bile olsa gün gelir kıskanırlar, O bakışın, o gülüşün bana özel olmalı…
Hayalini bile olsa kimseler kurmamalı, Rüyalarını dahi senle doldurmamalı. Bulut gözlüm senin sihrine kimse kapılmamalı, O bakışın, o gülüşün bana özel olmalı…
Sevdanla yanmamalı benden başka bir yürek, Sen benimsen buna herkez saygı duymalı. Senin aşkın yalnızca bana gerek, O bakışın, o gülüşün bana özel olmalı…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 05 Mayıs 2008, 18:44:52 » |
|
Her Şey Sende Gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak, Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir. Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 05 Mayıs 2008, 18:49:35 » |
|
Biliyordum...... İçimde öylesine büyüdü ki Senin sevgin... Gün geçtikçe daha da çoğaldı Seni gördüğüm her yerde Biraz daha çoğalıyor ve... Bir o kadar da darbe alıyordu, Çünkü seni görüpte sana ulaşamamak Beni kahrediyordu... Seni görüp sana sevgimi Söyleyememek...işte; Bu koyuyordu bana ... Hep aklıma gelirdi Eğer bir gün bir başkasıyla Görürsem onu... Ne yaparım Allah ım ! Nasıl dayanırım…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|